brandon lee'nin ilk ve tek filmi.yeniden yeniden izlenesi filmlerdendir kanımca.hele çatıdaki bass gitar sahnesine dikkat etmek gerek ki ben şimdiye kadar benzerini hiçbir yerde göremedim.
brandon lee nin çekimler sirasinda dolu silah kullanmasi sonucu trajik bir sekilde öldügü*ve tamamlamak için yönetmenin degisik tekniklere basvurdugu efsane filmdir. devam filmleri de çekilmistir ancak ilk filmin yeri her zaman ayri olmustur.*
brandon lee nin eric draven karakterine can verdiği, tıpkı babası bruce lee gibi film setinde öldürüldüğü filmdir.
ölüm sahnesi bilinenin aksine eric draven in toplantı odasındaki masanın üzerine çıkıp bütün kurşunları içine aldığı sahne değil, sarışın kötü adamlardan birinin yüzüne silah doğrulttuğu sahnedir.
brandon lee nin ilk önce gerçekten vurulduğu anlaşılamamış, yönetmenin "aslan be nası rol yapıo ama dimi" sözleri arasında brandon ın yerden kalmadığından şüphelenenler olayı farketmişlerdir.
3-5 tane devam filmi vardır ve yine genellemelerin aksine 2. filmi de gayet güzeldir hatta bana kalırsa ilk filmle yarışabilir..
ayrıca (°bkz: "it doesnt rain all the time..")
efenim bu eric draven ölyüor ya ruhu kargaya geçiyor. ve fakat dünya öyle rezil bir dünyadır ki karga o ruhun tekrar canlanmasını istiyor ki ortalık temizlensin. nitekim ortalık temizlenir ve elemanın ruhu ebediyete intikal eder.o karganın gözlerinden gerçekleşen sahneler ne güzeldir öyle. çatıda gitar çalma sahneleri, eric draven`in gitar parçalayışı, helal olsun dedirtmiştir. filmin sonundaki bu lafla da noktayı koymuştur."eğer sevdiğimiz insanlar bizden çalınmışsa onları yaşatmanın yolu onları sevmeyi bırakmamaktır. binalar yanar, insanlar ölür ama gerçek sevgi sonsuza kadar sürer."
jesus saves all yazılı tabeladaki bazı harflerin ışıkları sönmüş ve jesus save us olmuşsa, hava daima karanlık ve sağlanması gereken adaleti olan efsane bir film varsa o da the crow dan başkası değildir.
brandon lee nin hazin ölümü kadar üzücü sahnelerin yanında insanın içindeki intikam duygusunu tatmin eden sahneler de mevcuttur.kitabı kadar tadından yenmez filmdir.
soundtrackleri de film kadar sağlam olan az filmden biridir.ve son olarak:
hayatımın filmi, felsefesiyle beni benden alan eric draven mezardan çıkıp kötü adamları tek tek hacamat ettikçe içimin yağları eriyen ve film içindeki soundtracklerle göklere uçulan her ay en az 1kere izlenmesi gereken muhteşem ötesi içinizdeki sevgiyi ve intikam duygusunu dışarı çıkaran film
sanki brandon lee bu rol için doğmuştur ve bu rol içinde ölmüştür
enerjisi ve sosyalliği ile benim gibi tembelliğin dibine vurmuş bir adamı bile sürükleye sürükleye gezdiren, iyi ki varsın dediğim 20 yıllık dostum. bir edebiyat tutkunudur, bana da kısmen bulaştırmıştır. ben de onu frp`ye bulaştırmışımdır, öyle dolanıp birbirimize gitmişizdir. mizah anlayışımız hemen hemen aynıdır, anathema fanı olmamı sağlamıştır, vs... şeklinde bir dünya özelliği ile hayatımın ayrılmaz parçası konumuna gelmiştir.
mükemmel bir kişiliğe sahiptir, arada küçük bir çocuk gibidir, onsuz bir hayatın nerdeyse mümkün olmyacağını da idda ederim..diğer yarımı tamamladığını düşündüğüm tek aşkım (°bkz: seviyorum lan seni)
1994 yapımı underground sinema ekolünün kült filmlerindendir.başrol oyuncusu olan "brandon lee" film çekilirken ölmüştür. kalan sahnelerse dublör ve bilgisayar yardımıyla tamamlanmıştır. muhteşem sahnelerin yanısıra muhteşem müziklere sahip olan filmdir aynı zamanda.
"eğer sevdiğimiz kişiler bizden çalınmışsa, onları yaşatmanın yolu, onları sevmeyi bırakmamaktır. binalar yanar, insanlar ölür ama gerçek sevgi sonsuza kadar sürer." der son cümlesinde filmin.
kargalara sempati duymamı sağlayan, intikam duygusu üzerine çok şeyler içeren, genelde karanlık ortamlarda çekilen, brandon lee'nin gerek oyunculuk gerek makyajıyla akıllarda yer eden o eric draven'in imajıyla asla unutulmayacak harika film.
şimdi uzak doğu sporları ustası babası bruce lee ile yanyanadır.
upload.wikimedia.org/...
filmi ilk seyrettiğimde ufak olmam sebebiyle (94-95 gibi bir tarihti) kargayı kartal zannettiğim ve abimle iddiaya girdiğim filmdi. evet iddiayı kaybettim bunun neticesinde bana beşiktaş forması yerine abime galatasaray forması almıştı babam. babam ve ben bu olaya çok üzülmüştük, lakin söz verdiğimiz için hala babam bana forma alamaz sadece ekstra harcamalarım için ekstra para verir. (o günde öyle yapmıştı git demişti bana dondurma al diye forma parasını vermişti)
Bu site içerisinde yer alan bütün yazılar
tamamıyla doğru değildir, gerçeklikten çok ama çok uzaktır, hayal ürünüdür.
hukuki gereklilikler haricinde yazarlarımızın kişisel bilgileri üçüncü
şahıslarla hiçbir şekilde paylaşılmamaktadır. yazarlar otomatikman girilerinin
telif haklarını fatih sultan mehmet han a devretmiş sayılırlar bu yüzden pilot
olma durumunda girilerinizin silinmesini talep edemez, etsenizde sonuç
alamazsınız. "silmez isen ..." tarzında ifadelerde bize sökmez. zaten siliyoruz. İçeriğimizin bir
kısmı 18 yaş altındakilerin gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebileceğinden
sakıncalı olmakla beraber, kendimi olgun hissediyorum tarzındaki söylemlerden
hoşlanmayız, yalan yanlış bilgi verenler; sorumluluklarını kendileri almış
sayılırlar. Klinik deneylerce de sözlüğün bağımlılık yarattığı ortaya çıkarılmıştır. | sitemap