geçen seneki sunum konumuz, (sunum partnerim de gelir bir tanım yapar mutlak). zamanında, walt disney tarafından pek beğenilmeyen, daha sonra dünyayı peşinden koşturan, ilk uzun stop-motion filme imza atan dahi insan. sağlam bir the cure, özellikle robert smith* hayranı, bu yüzden de artı olarak sevgi ve saygımı kazanmış insan evladı. sıklıkla teletubbies kabusları gören insan. danny elfman ve johhny depp ve son dönemde de helena bonham carter ile çalışmayı adet haline getirmiş usta yönetmen. the killers'ın son albümündeki bones adlı şarkısının klibini yapan insan, şu sıralar bildiğim kadarıyla syd barrett hakkında belgesel türü bir film çekiyor olup, hayranlığımı birkez daha bilmem kaça katlamış yüce varlık. aynı zamanda kitabı ve çeşitli küçük hikayecikleri vardır.
önsöz: yukarıdaki sunum partnerime selam ederim** genelde aşk yaşadığı hatunları (winonw ryder hariç) filmlerinde oynatmayı adet haline getirmiş usta yönetmen. çoğunluğun the nightmare before christmas ve son olarak da corpse bride ile dikkatini çeken konu mankenimiz, vincent price a olan takıntısı sayesinde bizim bu gibi animasyonlarla hayatımızın renklenmesini sağlamıştır. nasıl bir alakası olduğunu merak edenlere, vincent price ın 30- 40 yılların korku sinemasının baş aktörlerinden olduğunu, genelde dracula gibi roller üstlendiğini belirtir, tim burton filmlerinde geçen yarasa, vampir, cadılar bayramı gibi kavramlara dikkatle bakmalarını tavsiye ederim.
filmleri tekrar tekrar izlemekten bıkılmayacak, filmlerini her izleyişte başka birşeyler farkedilecek,yaratıcılık konusunda aşmış insan.sinemaya ilgi duyma,arşiv yapmaya başlama sebebi.
özellikle izlenmesi gereken filmlerin sahibi.
(°bkz: ed wood)
çocuksu ve gothic ortamı birleştiren mükemmel dahi insan
cure u hatırlatıyor bana bir yanda caterpillar gibi çocuk şarkısının yanında all cats are grey gibi depresif bir şarkıyı yapan robert smith gibi oda çocuk masallarıyla vincent price ın korku filmlerini birleştiriyor...
zira cure dinlemeyi pek sevdiğini okumuş hiç te şaşırmamıştım
öncelikle tanım olarak şunu kullanacağım; insan değildir.7. sanatın en büyük dehalarından,yönetmen,yazar, çizer,yapımcı,büyüklere masallar anlatan insan.25 ağustos 1958,california doğumludur.kaliforniya sanat enstitüsü nde okuduktan sonra kendini disney in kollarına atmıştır.aslında sevenleri bilir ki bu ona ters bir olaydır ama ne yazık ki hayallerini gerçekleştirebilmesi için disney tek çaresi olmuştur.muhteşem kısa filmlerinden sonra adını iyice sağlamlaştıran filmi beetlejuice sonrada 1989 yılında çektiği batman olmuştur.filmlerinde öyle sevilen kahramanları değil de,daha çok ezilmiş,hor görülmüş ve toplum tarafından dışlanmış karakterleri seçer.ama onların bir ortak noktası da her zaman sevimli olmak olmuştur.gotik atmosferlerin babasıdır o,tüm her şeyi kendi tasarlar filmlerinde,her şeyi kendi inşa eder yani tümüyle.küçüklüğünden beri vazgeçemeyerek okuduğu yazar edgar allan poe,idolü eski aktör vincent price (ki ilk filmi vincent ı ona ithaf etmiştir,ayrıca vincent taki okumaları yapan insan vincent price ın ta kendisidir),en sevdiği müzik grubu ise the cure?dur.
fetiş isimleri;filmlerinin * her daim müziklerini hazırlamış danny elfman üstadımızla,çok samimi arkadaşı da olan johnny depp tir.eşi ve çocuğunun annesi ünlü aktrist helena bonham carter?dır.*
(alıntı: david thompson un büyük eseri yeni biyografik film sözlüğü tim burton için şöyle der: "her filminde yerinden yurdundan olmuş, acayip bir çocuk, düşman bir dünyada ayakta kalmaya çalışır. filmlerinde her şey kaçınılmaz yalnızlığın çarpıttığı bir dünyanın dışavurumudur. yitik, incinmiş bir çocuk olmayı daha ne kadar sürdürecek? Öte yandan bu kadar mutluluğa nasıl katlanabiliyor? )
yaratıcılıgına ve hayalgücüne hasta oldugum, fantastik kurguyu aşmış bitirmiş yönetmen,yazar,gotik insan ayrıca johnny deep ve film müziklerini yapan danny elfman ile kesinlikle harika bir 3lü oluşturuyorlar.
"melancholic death of the oyster boy" kitabinin da yazaridir. absurd hikayecikler okumak isteyenlere. oyster boyu annesiyle babasi yiyince bi garip olmu$tum.
holywoodun masalcı yönetmeni,çocuklar için çektiği filmlerden sonra 1987de beetlejuicele holywooda adım atan arkasındanda batmani çekerek kendini ispatlayan tabii daha sonraları çektiği filmelerde modern çağın çılgın yönetmeni haline gelen insan şu aralar sweeny todd adlı hikayeyi filme uyarlayarak 2007yede damgasını vurmaya hazırlanıyor
çoğu film severin de söyleyeceği gibi tek kelimeyle ''kusursuz'' olan yönetmen. çoğu filmini ''tim burton'' adını bilmiyorken seyrettim ve hepsi aklımda yer etti, demek ki var bir farkı. filmlerindeki karakterlerde biraz mizah, biraz korkunçluk, biraz da duygusallık olur. burdan zaten film bi tuhaf gelir. bunun yanınıda film esnasında izleyici, karakterler üzerinde 40 yıllık psikolog gibi ruhsal çözümlemeler yapmaya kalkar. bu da film sonrası epey uzun süren bir geyik halini alır.