-hayatımda yalnızca bir kere yaptığım ve sonrasındaki üç gün boyunca her yürümeye çalıştığımda ayaklarımın geçici bir süre için servis dışı olduğunu hatırladığım acı verici bir hatıra...
iü fen fakültesinden başlayıp arnavutköy'e (kuruçeşme) yürümek ve hala en ufak bir yorgunluk hissetmemek ; beraber yürüdüğünüz kişinin sevgiliniz olduğunu ve ilişkinin daha ilk günlerinde olduğunuza delalet eder.
en cok sevdigim yuruyus guzergahıdır. bide bunun vefa - ortaköy olanı vardır boyle vefa - süleymaniye - beyazıt - sultanahmet diye gider. gayet de eğlenceli olur. *
peripatos'çuluğu andıran eylemdir. felsefede rivayete göre, aristoteles felsefe derslerini öğrencileriyle birlikte yürürken anlattığından aristoteles felsefesi ilk çağdan itibaren "yürüyenler" (peripatosçu-luk) olarak adlandırıldı. benzer şeyi boğaziçi üniversitesinde felsefe dersleri veren hilmi yavuz'un da öğrencileriye yaptığı rivayet edilir.
öğrenciyken topkapı'dan ortaköye ben de yürümedim değil. güzergah biraz farklıydı. güzergah: aÖs (atatürk öğrenci yurdu) mevlanakapı, çapa, fındıkzade, beyazıt, çemberlitaş, cağaloğlu, ankara caddesi, sirkeci, eminönü, galataköprüsü, tünelden taksim, istiklal caddesi, gümüşuyu, inönü yanından dolmabahçe, beşiktaş, ortaköy yolu ve ortaköy. şuan halen kısa olanını zaman zaman kullanıyorum: beyazıta kadar tarmvayla gelirim. beyazıttan sonra taksime kadar aynı güzergah. taksimden otobüsle nişantaşı ordan maçka ve beşiktaş. benimki sürekli yürüyüş değil. arada kitapçılar ve kafelerde molalarla enerji alınırdı.
yürümek insanın içindeki zehiri yada duruma göre acıyı alır. bu yüzden faideli bir eylemdir kanımca.