* * : öğretmenim kusura bakmayın, dersinizi böldüm. 2318, 2420, 1886 tenefüste müdür yardımcımız ali baloğlu nun odasına gideceklermiş, iyi dersler..
* * : bu benim son işim olacaktı, artık yapmak istemiyorum. kusura bakmayın..
* : hadi evlat bu işin sende bi tutku haline geldiğini ikimiz de biliyoruz. 4-b den tam altı kişi çağıracaksın.ne dersin?
* : altı kişi mi? lanet olsun, kabul ediyorum.
çizdiği tipler genelde kocaman kafalı olur. ancak küçük bir çocuk çizince de küçücük bir kafa çizer. daha balonları okumadan gülmeye başlarsınız. bir de diyaloğu okudunuz mu tamamdır, gülünür uzun süre.**
özellikle çizdiği veletlerle gönüllere taht kurmuştur kendisi..2 haftadır yok nedense..
bornozunu giymiş erkek velet banyonun önünden annesine seslenir;
- anne! gerçek bir erkek gibi, şip şak bi duş alıp dışarı çıkıcam ben... görüşürüz...
- aman ne halt yersen ye hadi!...
2.bölüm;
- hayskiim ya plastik bi ördeğin esiri oldum yine... (plastik ördekle burun buruna) yakıcam lan seni...
*
penguendeki son dönemlerinde kötü performansıyla hayal kırıklığı yaratan ama uykusuzda kendisini yeniden bulan yiğit özgür ve umut sarıkaya dan sonra en çok güldüğüm uykusuz çizeri ve sahibi. demek ki kendisini kendi dergisine saklıyormuş.
uykusuzdaki 2 köşesiyle de bizi kırıp geçiren karikatürist.fıratın sıfatına bakıp zaten yarılıyoruz e yarılmaktan okuyamıyoruz.şaka şaka herşeyine gülüyorum bu adamın fıratına normal herifine.bi de çizdiği karikatürdeki adamları böle mahçup bi tipe düşürmesi,adamın yüzündeki utangaçlığı görmemiz,ve o nerden aklına geldiğini çözemediğim dialogları vs vs...
karşınızda uğur gürsoy..