bir kere rast geldim ve kadın sesi benzeri bir program gibi acıtasyonun bol olduğu program olduğuna kanaat getirdiğim yarışma. acun ılıcalı dert dinliyor falan bir hali vardı. belki de yarışmacı herkesi o havaya soktu, bilemeyeceğim.
show tv de acun ulucanın sunuculuğunu yaptığı yarışma.bir kere izleyin bir kaç kere daha bi bakayım diyin sonra kapılıp kalıyosunuz.reklam aralarında koşa koşa işlerinizi halledip kutudan kaç çıkacak merakıyla tekrar televizyon başına geliyosunuz.
ayrıca jeux d enfants adlı fransız bir filmin vazgeçilmez repliğidir (°bkz: cap ou pas cap)
italyanca versiyonu izlenesi olan yarışma...
sunucu bir kere ülkenin medyatik playboy'u; orda fark var...
sen acıma var ne göz yaşı,
bir de kutuları açmak için kanser yaptırmıyorlar; hemen açıyorlar sağ olsunlar!
uzun lafın kısası bulursanız izleyin gari...
her izlediğimde yarışmacılara aduket çekesim gelen yarışma. şimdi bunlar garip garip tiplere bürünüyorlar tamam anlıyorum para büyük falan ama söyleyeceğin bi kutu lan millete ne soruyorsun bi senin haberin yok zaten içinde ne olduğundan, herkes bi alim bi evliya modunda, bak bunda kesin yok gibi. bu alimlik çok garip iddaa'da falan da var sonra değinelim ona neyse bu yarışmada duydugum en güzel laf da şudur böyük miktarda para çıkan kutudan sonra yarışmacı hiç düşünmeden söyledim demiştir, haklı tabi düşünmek lazım bi kere olasılık hesabı falan zor işler.
kutuyu açanların yarışmadan sonra biraz daha kasıp üfürükçü olacakları yarışma.o kadar çok şey hissediyolar ki. hatta iyi birer insan olurlarsa cübbeli ahmet hocayı bile görebilirler.
acun ilıcalı'nın herzaman yaptığı gibi, yurtdışındaki televizyonlarda yayınlanan yarışma programlarının mavi renklisinin tabağımıza koyulmuş hali... tavsiye: biraz yaratıcı olalım.
belki de ömrüm boyunca gördüğüm en saçma, en gereksiz, en en... söyleyecek kelime bulamıyorum.
bir de bu kadar tutması, milletin işi gücü bırakıp da o yarışma adlı faaliyeti seyretmesi, ömrümden ömür yedi.insanda biraz seviye olur, biraz akıl mantık olur.bu kadar mı seviyesiz, bu kadar mı boşsunuz arkadaş.
acun ilıcalı'dan her geçen gün tiksinmekteyim, bu program sayesinde.hadi hayırlısı.
yayınlandığı ülkelerin hiç birinde tutmayan, acun ılıcalının "bu yarışma kesin türkiyede tutar, millet hastası olur" gibi beklentilerle ekrana taşıdığı tamamiyle şansa dayalı yarışma programı.
kendinden ilk bakista nefret ettirmeyi basaran bir türlü bitmek bilmeyen,acunun kutulari acmamak icin elinden geleni yaptigi sacmaliklar silsilesi.önceden halit ergenç de sunmustu böyle bir program ama onunki bu kadar trajik degildi.
sömürün şu insanları ki gözümüz arkada kalmasın artık dedirtiyor kendisi.reyting kazanmanın en iyi yolu'nu en iyi bilen insan karşısına diziyor insanları ve türkiye'nin en büyük yarasını-parasızlığı- kaşıyo da kaşıyo.sonra noluyo 20 tane kutuyu 3 saatte açıyolar baba amca nine stüdyoda telefonda orda burda hepsinin gözleri yaşlı bi daha bir arada göremeyeceği o kadar parayı torunları,çocukları,sevdikleri alsın diye dua ederken gçzleri yaşlı içerde bi kanal patronu göbeeni kaşıya kaşıya gülüyo-artık güldüğü ne onu kimse bilemiyor-.