zaman zaman komik duruma düşüren kendinin bile söylerken inanmadığın cümleler ve sonrasında polisle gelişen konuşma.
(alıntı)
*.polis : (kimliğini arabanın camına dayayarak)
- polis !
arkadaş : (kimliğini arabanın camına dayayarak)
- vatandaş
*.- iyi aksamlar.
- ooo iyi aksamlar polis bey. biz gecerken ugramistik bir gorelim diye. gidelim artik.
- yok gitme gel gel.
- rahatsiz etmeseydik.
- ehliyet ruhsat lutfen
- peki.
*.polis - alkol var mı alkol?
vatandaş - bira kaldıysa polise versenize
p: iyi günler
b: *iyi günler.
p: ehliyet ruhsat alabilir miyim?
b: ee şey maalesef.
p: neden?
b: arabayı yıkamıştım da yerine götürüyordum. ev şurası. ** p: (arabayı şöyle bir süzer) harbi harbi mi?
b: harbi harbi
p: peki devam et ama bundan sonra ehliyeti ruhsatı yanında bulundur.* b: çok teşekkür ederim iyi çalışmalar.
araba: vrııııın
cüzdan çaldırılır. hayatında ilk kez karakola gitmenin verdiği acemilikle girişteki memura "hırsızlık sebebiyle gelmiştim" denir. memurun cevabı ile bozum olunur "dur kelepçeleri getireyim".
polis: arkadaşlar aşağı inip, arabaya yaslanır mısınız?!
(inilir)(arabaya yaslanılır)
iyi bayramlar: oha çok heyecanlıyım, ilk defa böyle aranıyorum..
(gülüşmeler ve biraz cep mep kurcalamaca)
polis: hadi binin gidin.
ara sokaklarda ilerlerken, başka bir arabaya ceza yazan polis arabası, bizim arabanın geçişini engeller ve bizim araba durur. şöför arkadaşım pencereden polise sorar:
(itaatkar bir ses tonuyla)
- geçebilir miyim, durabilir miyim?
(ben arkada kahkaha atarım)
(arkadaşım komikliğin kendisi de farkına vararak, bana dönüp şunu der, gülerek)
-tabii oğlum, durmak için de izin alacağız..