baş tarafı geniş, ayak ucu dar küçük tahta kutuya sarılıp söylenen sözdür.
kimi zaman bir ana, kimi zaman bir eş ve kimi zaman da bir küçük evlat olabilir o kutuya sarılan, kutunun içindeki de evlat, eş gibi farklı donmuş beyaz vücutlar olabilir. ancak söylenen sözcükler hep birbirine yakındır ve bu da onlardandır.
en önemli tarafı ise, o sözü söyleyen kişi en iyi bilir bu sözün anlamı. bizim gözümüzden bir kaç damla düşse bile, bize ne kadar uzaksa donmuş bedenler, o kadar anlam kazanır benliğimizde bu sözler.