silahlara veda
geceye rüyaya ve sana
yalnızlığın geyik gözlü köşesinden
düzenlerin çıkmazına
Çizdiğim resmin
saat kulesi ağlıyor
ağzım o çeşit yok
şişe bu çeşit var
sen bir gece gelsen
güneş doğmasa
gitmeden yine gelsen
bu yeni geleni
bu bize bakanı
sana bir anlatsam
güneş doğmasa
sandıkların içini göstersem sana
Çizdiğim resmin
yalnızlığın geyik gözlü köşesinde
bir rafa koyabilsen
olup biteni ve onları
sabaha kadar konuşsak
o ürkek ürkek bakanı sana bir anlatsam
ateşi karı tüfeği çeksem
ocağa pencereye kapıya
kemana veda
yağmurda şeytan ve şapkası
silahın ölümünü kutluyorum
(°bkz: so long) anlamina gelen,uzun sure sonra gorulecek veya hic gorulemeyecek kisiye genelde soylemesi cok zor olan,aradan gecen sure arttikca demenin daha da zorlastigi hede..
aynı zamanda bir nazım hikmet ran şiiridir.sozleri şöyledir.
veda
hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın!
sizi canımda
canımın içinde,
kavgamı kafamda götürüyorum.
hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın...
resimlerdeki kuşlar gibi
dizilip üstüne kumsalın,
mendil sallamayın bana.
istemez...
ben dostların gözünde kendimi
boylu boyumca görüyorum...
a dostlar
a kavga dostu
iş kardeşi
a yoldaşlar a..!!.
tek hecesiz elveda..
geceler sürecek kapımın sürgüsünü,
pencerelerde yıllar örecek örgüsünü.
ve ben bir kavga şarkısı gibi haykıracağım
mapusane türküsünü.
yine görüşürüz
dostlarım benim
yine görüşürüz...
beraber güneşe güler,
beraber dövüşürüz...
a dostlar
a kavga dostu
iş kardeşi
a yoldaşlar a..!!.
elveda..!!.......
yine yağmur yine hazan
sessizce ölür ozan
kurur ırmak kurur toprak
dökülür yeşil yaprak
sımsıcacık gülümserdi
türkülerde gülüş idi
güle sığmaz bir kuş idi
uçup gitti sonsuzluğa
gül yok artık dal yok artık
türkülerde söz bitti
omzundaki kuş yok artık
uçup gitti sonsuzluğa
ben de gideceğim...
bir dalganın köpüğünde martı,
gemi direğinde yelken,
aşkın yüreğinde sevgi olacağım...
hadi bir ıslık çalın ezgisine binip gideyim
gülen bir çocuk gösterin gülüşüne gideyim
bana aşkı getirin öldürüp gideyim
yine yağmur yine hazan
sessizce ağla çocuk
kurudu ırmakların,
emziğinde bal bitti
aşk bitti düş yitti
ağla çocuk...
'esir şehirde bir konak'
ayşe kulin'in sade ve akıcı anlatımıyla bir çırpıda okunan muhteşem romanı. bu kez osmanlı devleti'nin yıkılış dönemini aynı zamanda akrabası olan dönemin maliye nazırı ahmet reşat efendi'nin ailesi aracılığıyla anlatıyor.
her hatıran içimde gizli gizli yanacak
seni ruhum inan ki herkesten kıskanacak
seninle ömrümün geçti en güzel çağı
ey güzellik ilinin sevgi taşan bucağı
yakınlar uzak oldu daha etmeden veda
hasretin şarabını içtim doya doya
çıkıyorum belki de dönüşü yok bir yola
ayrılık acısını içimde duya duya
ayrılık geldi çattı en sonunda gördün mü
ayrılırken sadece vah deyip gideceğim
merak etme seninle geçirdiğim bir ömrü
yine senin koynunda külleyip gideceğim..
ezginin günlüğünün en güzel şarkılarından biridir.şarkı grubun "herşey yolunda" adlı albümünün altıncı şarkısıdır.şarkı ortadan kırılıp ikiye bölünen bir mutluluğun yarısını yanına alıp giden sevgilinin yürüdükçe nefesini ensesinde,varlığını enkaz altında cansız yatan yüreğinde hissettiği yiten yarısının veda serüvenini anlatır.kapanan bir vuslat defteri anılarla tutuşmaktadır,aşk gemisi gözyaşlarının tuzuna gömülmüştür,iki suret yarım ay olup sevdadan aldıkları ışığı birleşip hayata yansıtırken ayrılığın göktaşına çarparak paramparça olmuştur.yoktur geriye dönüş ve vuslatın kırılan kalemine karşı koyuş.titrer sesin,gözlerindeki çocuk bir ayazın kucağına atılır.ve başlar cehennem etrafında.yüreğinden çekilmeyen bir hançerin ömründen gitmeyen yarasıdır yiten aşk.kanasan da nefesi kesilen ses seni çağırmayacaktır.ölsen de bedenindeki ruh çekip giden suret seni sarmayacaktır.
bir ayrılığın ardından dinlenirken bütün bir sevda günlüğünü an be an gözönüne getiren;anıların karanlığında kulağınıza çalınırken kapanan yarada tanıdık bir sızı vücuda getirecek bir şarkıdır "veda".
ayşe kulinin everest yayınlarından çıkmış olan romanı.bu romanın özelliği korsana önlem amacıyla mavi mürekkeple basılmış ilk roman olmasıdır.resmi tarih dışında osmanlı devletinin çöküş dönemiyle ilgili bir çok olayı anlatır.
vakit tamam!.. seni terk ediyorum.
o bütün alışkanlıklardan
ve bütün sıradanlıklardan öteye,
yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
doyamadım inan,
kanamadım sevgiye...
korkulu geceleri sayar gibi,
deprem gecesinde bir yıldız,
birdenbire kayar gibi;
ellerim kurtulacak ellerinden,
bir kuru dal, ağacından
çatırdayıp kopar gibi...
aşksa bitti...
gülse, hiç dermedik.
bul kendini kuytularda, hadi dal!
seninle bir bütün olabilirdik...
hoşça kal gözümün nuru,
hoşça kal...
vakit tamam!.. seni terk ediyorum.
bu, kırık ve incecik
bir veda havasıdır.
tutuşan ellerimden
parmak uçlarına değen sıcaklık,
incinen bir hayatın yarasıdır...
kalacak tüm izlerin hayatımda.
gözümden bir damla yaş,
sızlayıp resmine aktığında;
bir yer bulabilsem keşke
bir yer, seni hatırlatmayan;
kan tarlası gelincik şafağında...
ölümse, korktun.
savaşsa, hep kaçtın...
vur kendini kuşkularda, hadi al!
sen bir suydun oysa,
sen bir ilaçtın...
hoşça kal canımın içi,
hoşça kal...