manav halil ile konsomatris sabiha nın aşkını anlatan film.
ah... o türkan şorayın inanılmaz yoğun bir sigara dumanı altında izzet günay a yaklaşması ve elinde sigara yakarmısın demesi, diğer bir sahnede -çok eskiden rastlaşacaktık- demesi yüzlerce kez izlenmeye değer parçalardır.
ömer lütfi akad'ın en güzel filmlerinden,
bir yeşilçam melodramı.
"gariban kızlar işte, ne olacak. bunların baktıkları aynalar bile küflenmiştir."
"bunlar var ya, muhabbetin her türlüsünü bilirler. erkeklerine kul köle olurlar.
dayaktan, küfürden, jiletten, bıçaktan geçtim, üste para yedirirler de gene yaranamazlar..bunlar bir erkeğe tutuldular mı, hele bir de içip sarhoşladılar mı dağları düz ederler be."
edip akbayram şarkısında, orhan veli' nin vesikalı yarim şiirinin yanı sıra, yine orhan veli'nin gelirli şiir' i de eklenmiştir şarkıya. yani şarkının tüm sözleri şu şekildedir:
alnımdaki bıçak yarası
senin yüzünden;
tabakam senin yadigarın;
"iki elin kanda olsa gel" diyor
telgrafın;
nasıl unuturum seni ben;
vesikalı yarim?
istanbul'dan ayva da gelir, nar gelir
döndüm baktım, bir edalı yar gelir,
gelir desen dar gelir;
gün aşırı alacaklılar gelir.
anam anam dayanamam,
bu iş bana zor gelir.
hiç unutulamayacak bir dizi anı. yara, sevda ve bir tabaka. asla unutulamaması da gerekir ya zaten. her nefes çekişinde sigaradan, hepsinin bir kez daha hatırlanmasıyla yüreğe oturan bir sızı..