eziyete donusen eylem.
kız istemeye gidermiş gibi giyinilmesi gerekir illa ki. her zaman gerekli şeyler için çekildiği için ciddiyet ister.
kirli sakalla çektirirsin, laf olur. beynini siker tüm aile büyükleri. cillop gibi suratla gidersin, pozu beğenmez ayni insanlar.
zaten nedense hic size benzemez o fotograf. hele ki üstünden 3-4 ay geçmişse gümrükte sorun bile yaratir ufacik şey.
-- baska bir ülkeye giriş yapilmaktadir.
- bu resimdeki siz misiniz?
+ dalga mi geçiyorsun*?
- beyfendi.. bu resimdeki siz misiniz?
+ e..evet benim.. benzemiyor mu*?
- (homurdanarak pasaportu yüz hizasina getirir.) yaninizda baska bir kimlik var mi?
+ var..var.. bir saniye*..
--bu boyle gider.
sirf sorun getirir vesikaliklar. bu yüzden hiç sevilmez..
hele ki süslenip püslenip zümrüt, oscar gibi yerlere gidenlere hiç anlam verilemez.
bir gün sinirimden "nah" çekecem foto-çeken "gülümseyiin" derken. göt!
fotojenik olmayan insanlarla bu işe kalkışıldığında olay,fotoğrafçının çıldırmasıyla veya sizin fotoğraf stüdyosunu küfürlerle terk etmenizle son bulur.
fotoğrafçıdan koşarak kaçma isteği uyandıran durumdur. bi kere ne siz ne de fotoğrafçı tatmin olur bu vesikalık işleminden. yan dur evladım, kafayı dik tut evladım, evladım saçınn elektriklenmiş beyaz fonda şimdi garip durcak, evladım gül, evladım çok gülme gözlerin kısılıyo, göster dişleri, gözleri aç. hah dik dur, sola azcık böyle dön ama surat bana dönük olsun. laaaaaaaaaaaaaağnnnnnnnnnnn!!!!
fotoğrafçıyla münakaşaya girilme sebebi:
fotoğrafçı: kafanı biraz sağa yatır, yok olmadı biraz sola, çok az daha
ben: bir orta yol bulsak
f: hııhh, tamam böyle iyi; az biraz sağa yatır.....
diye giden ve bitmek bilmeyen dialogla geçer ve sonunda çıkan fotoğraf bişeye benzemez.
en son şortun üstüne gömlek ve kravat takarak gitmiştim fotoğrafçıya.eve yakındı dükkan ondan tabi,mahallede ters ters bakanlar olmadı değil.günümüz koşullarında fotoşop falan derken çok da eziyet olmuyor.dijital makineler sayesinde istediğiniz kadar poz da verebiliyorsunuz.nerde o eski vesikalık çektirme telaşı..peh..
taburede kazık yemiş gibi oturup, pozu bozmamak için kasılmış bir vaziyette otururken zoraki bir biçimde gülümsetir insanı. bu yüzden de vesikalık resimlerde kişi doğal gözükmez bi düşünelim bakalım niye?
işkencelerin en büyüklerinden,insana soğuk terler döktürür,bir kere fotoğrafçı bir türlü kafanızın duruşunu beğenmez illa ya sola ya sağa ya da aşağıya,yukarıya kafayı oynattırır,işlerini çok mu ciddiye alıyorlar ne çek bitsin kardeşim sanane kafam yamukmuş düzmüş,bir de gülsem mi gülmesem mi sorunsalı vardır buna kafa yorulurken gülme gülmeme arası bir durumla fotoğraf çekilir,fotoğrafçının geçmiş olsun sesi eşliğinde koşarak dükkan terkedilir.
bir ton sıkıntıdır. fotroğrafı çekilen bir mutsuuuz, çeken bir mutsuuuz.. yok kafanı 0.5 derece sağa eğ, yok oraya öyle bakma, azcık dön de bilmem ne. mecburiyet olmasa vazgeçesi olur insanın ama o da bi mecburiyet işte.
eziyet dolu işlemdir. fotoğrafı çeken zaten çok işim var otur da çekelim tavırlarında gelir.. fotoğrafı çektirenin dışarıda bi bekleyeni vardır, o ayrı sıkıntıdadır. oturulur tabureye, talimatlar başlar, sağa dön, yok çok döndün, kafanı kaldır, dik dur, başından aşağısını sola çevir biraz.. * neyse binbir eziyet sonrası fotoğraf çekilir. fotoğraf elinize gelir bu ben değilim dersiniz ama iş işten geçmiştir. *