çok değerli kardiyoloji hocalarımızdan biridir. devletini çok seven, sürekli çalışan, öğrencileri ise acayip süründüren bir adamdır kendisi. öğrenciler tarafından fazla sevilmesede adam kendisini mesleğine adamıştır.sözlüsünden geçmek ise deveye hendek atlatmak gibi birşeydir. kendi konuları olan kapak hastalıklarını bilmeyen öğrencilerin sözlü kapısından adım atmaları pek önerilmez.
son olarak bir hasta başı vizitinde hastaya göğüs ağrısının kaç arif sağ parçası uzunluğunda olduğunu sorup hastadan "hocam yarım arif sağ parçası kadar" cevabını alan hocadır. bir de öğrencileri vizitde tek tek yakalayıp berbere saç sakal traşına gönderdiği yetmiyormuş gibi artık hastaları bile (akut mı ön tanısı ile gelmiş hasta) "bu bıyıklar çorbana girmiyo mu, karını çağır da makasla kısaltsın bunları" diyen hocadır. bu olayın üstüne "alın bunu da yazın eksisozluge herşeyi yazıyosunuz ya" diyen ve bizim de kıramayıp yazdığımız hocadır. öğrencileri bırak doktorlara,hemşirelere bile sigara içmeyi yasaklamıştır.kardiyolojide ceplerinde gazeteye sarılı sigaralarla gezen doktorlara rastlamak çok olasıdır. sigara içtikten sonra vizite gelemeyen hemşireler korkudan üstlerine bir kutu parfümü boşaltarak gezmektedirler.
kolostomi torbasıyla gezen, öğrencilerine özellikle sözlülerinde kök söktüren, geçen sene dic (dissemine intravasküler koagülapati) geçirip yine kendi öğrencilerin kanıyla hayata dönen, ardından sözlüsüne de girdiğim ve allahtan ki geçtiğim, şiir yazmasını seven üstelik hece ölçüsüne uyduran, kıbrıslı güzide bir zattır kendisi.