bakılan açıya göre şanslı ya da şansız olan öğrencidir. bilmediği bi şehirde sefillik çekmez, annesinin yemeklerini yer akşam. ama o sefilliğin verdiği hazzı da yaşayamamış olur, annesinin öğütleriyle yaşar.
bir de yasadıgı sehırde universiteye giden ama ev uzak oldugu için yurtta kalan ogrencıler vardır kı şahsım da dahil olmak uzere bunlar en sanslı gruptur hem ozgurlugun tadını çıkarıp hem canı isteyınce anne yemegi yiyebilendır.
eksileri artilarini goturur mu goturmez mi bilmiyorum ama kendimden bildigim kadariyla cok da kotu olmayan durumdur. eger aileniz gayet anlayisliysa hala nerden kaldin sen bakayim diye yakaniza yapismiyorsa gerektiginde arkadaslarinizla kalmaniza izin verip ayni olcude yasadigin evde sana birtakim sorumluluklar yukleyip dengeyi tuttutabiliyorsa sorun yoktur. ama baskici bir aileyse sorun yaratir cunku universite biraz da kendi basinin caresine bakma donemidir.asiri korumayla baskiyla gelecekteki hayatina engeller koyuyorsa kacmak farzdir o evden.yurt ortami ya da kendi evinin olmasi tabiki guzel olabilir. ama o kadar da guzel olsaydi kimse tatillerde evine gitmek icin acele etmezdi. herneyse birgun mutlaka kendi ayri evi olacaktir herkesin .sadece erken ya da gec buna sahip olur o kadar.
hele bir de yaşadığı semtte üniversiteye gidiyorsa bu olayın dibine vurmuş kişidir. ancak avantajları göz ardı edilemeyecek cinstendir. misal; en fazla 30 dakika içinde evine gidebilir, sınav zamanları henüz arkadaşları yollarını yarılamışken kendisi dinlenmiş ve derse başlamış olabilir, trafik gibi sorunları olmaz, sabah saatlerindeki ders ve sınavlara yetişme kaygısı olmaz.
ne çamaşır ne bulaşık derdi vardır. istediği zaman evine giden istediği zaman gitmeyen rahat elemandır (evde ya da yurtta kalan kafa arkadaşlar sağolsun). parada olur genelde cebinde. süperdir yani. aile de kafa olunca, yeme de yanında yat **
hayatın sıradanlığını kavrayan öğrencidir kendisi. zira rutin yaşantısından kurtulup yeni bir hayata adım atması gerekirken aynı şehirde , aynı evde, aynı ailede hayatının en güzel dönemini aynı çizgide yaşamak zorunda kalan kişidir.
yedigin önünde yemedigin arkanda dedigimiz lakin bunun yanında önemli derecede tehlikeli sınırlar getirilebilen oldukca rahat ve aile yapısına göre sınırlı bir ögrenim sürecinde bulunan şahıs
eğer ailenin en iyi korunak olduğunu biliyosa çok da şanslı olduğunun farkındadır bu kişi. şehir dışı, hiç bilmediğiniz bi yer, gidip insan tanıyacaksınız ama kimin iyi kimin kötü olduğunu tam olarak da bilemeyeceksiniz. bunun eroini var bilmem nesi var ve güvencek kimse yok...ama ailenin yanında hiç olmazsa yanınızda nolursa olsun birilerinin olduğunu bilirsiniz. belki okurken "ulan şimdi ayrı evde başka bi şehirde olmak vardı beeaa!!" dersiniz ama yıllar sonra diyeceğiniz şey : " iyi ki..." olur.
şansla şansızlık arasında kalmış öğrencidir.bunun bide yaşadığı şehire yakın olup da üniversiteye gideni var tadından yenmez.*hem ailene yakınsın hem öğrenci hayatını doyasıya yaşıyosun.*