iyi ya da kötü bi şekilde hayatına devam etmektir. ama hayat bu..karşımıza neler çıkartcağı hiç belli olmaz. bakarsın birden herşey düzeliverir, allah'tan umut kesilmez.
zorla yaşamak, kendini her sabah küfürler ederek yaşama devam etmeye zorlamaktır.
gerçekten gülememektir, içten her an ağlamaktır.
mutsuzluktur zorla yaşamak...
sinemada "zaman kaybı" olan bir filmi izlemeye benzer yaşama sevinci olmadan yaşamak. sevgili kişisiyle ya da bir kaç arkadaşla beraber şevkle-heyecanla-merakla salona girersiniz. filmin hikayesi ilginizi çekmez, oyuncuların performansı sıradandır, roller yapmacık gelir, kısacası film sizi bayar. ancak ne hikmettir ki; sizde ki bu baygınlık hissi sevdiceğinizde yada arkadaşlarınızda görülmemektedir. onu/onları öylece bırakıp gitmek de olmaz. "bitse de gitsek" diye temenni de bulunmak yada çaktırmadan uyuklamak elinizdeki seçeneklerdir. yaşama sevinci olmadan yaşayaşanın fikriyatı "bitse de gitsek", filiyatı ise çaktırmadan uyuklamak, "-mış gibi yaşamaktır". filmden farkı ise kenardan izlemek yerine bizzat o sıkıcı filmin içinde yer almak, hatta kendi filminde( yaşamında) başrol oynamaktır.
düz yolda arabanın frenini boşa alıp gitmek gibi bişey olsa gerek. ne hızlı, ne yavaş. hiçbir atraksiyon olmadan, hiçbir amacın olmadan, gitmiş olmak için gitmek, yapmış olmak için yapmak herşeyi, sadece bahşedilmiş zamanı doldurmak için, yaşamış olmak için yaşamaktır hayatı.
yaşama sevince olmadan yaşamaya alışılmışsa hiç sorun olmayacak durumdur. insan bunalımına, depresyonuna alışır bir vakit sonra, zaten mutlu olmayı da unutmuştur, olsa ne olur olmasa ne olur lan der.
gayet normal devam ettirir hayatını. yalnız birazcık farkla. pek insan içine çıkmaz, yalnızlığı sever, içine kapanıktır.
kitap okur, müzik dinler, canı sıkılır ağlar, dünyanın düzenine söver, sonra oturur yine kitap okur...
görüldüğü üzere çok da berbat birşey değildir yaşama sevinci olmadan yaşamak, artık bir yaşam biçimi haline geldiğinden.
yaşama sevincini sadece ve sadece kendisinde bulabilen insanın yapabileceği şeydir. başka hiçbir şey ve hiçbir kimseden en ufak bir sevinç bulamıyorsa bile kendisine dönerek aradığı enerji kaynağını oradan bulması gereken bir yaşama sahip olunmalıdır hiç olmazsa. evet, yalnızlaştırır insanı, ya da şu anda yaptığımız gibi binlerce sanal argümana karşı sarih bir yalnızlığın düşkünü oluruz ama olsun. illa ki kendine dönebilmek tek çaredir. zira giza piramitlerinden daha çok keşfedilecek şey vardır insanın kendisinde. bir keşfe çıkıp gücü bulmak için gereken yalnızca bir adım atabilmektir.