yetersiz tanıtım ve *göçmenlerin yedikleri haltlar nedeniyle çamura batmış vizyonumuz.. başımdan geçen ufak bir olayı anlatayım:
almanya da* bir akşam, türkiye-almanya-hollanda karışımı yaklaşık 30-35 kişi buluştuk.ilk giden birkaç kişi arasında benle bir türk arkadaşım daha vardı.ilk gelenler olmamız sebebiyle gelenleri karşılama görevini de biz üstlendik**. "gel seni bi öpem" felsefemiz*, bi hollandalı kızı da öpmemizle herkesi şaşırttı tabii*...
sonunda kararlaştırıp bir bara gittik. içecekler geldikten sonra biz biralardan birer ikişer yudum almaya başlayınca, alman arkadaşların dikkatini çekmiş olacak sanırım; "siz içki içebiliyor musunuz?" diye sordu..ee gel de anlat..
oradaki "cemaati" görmeye alışan avrupa gençliği, bizi doğal halimizde görünce şaşırdı..barda yaptığımız muhabbette, gerçekten arabistan gibi ilkel bir memleket olarak görüldüğümüzü anladım...
umarım ufacık bir grubun bile düşüncelerini değiştirebilmişizdir.
geçmişte;onlara kapak olan;bize onur verici bir olay yaşanmıştır...söz konusu olan kişi; ingiliz lordu dur...bu gudik herif; tc kurulduktan sonra ziyaret amaçlı ankaraya gelir; atatürk ün bulunduğu şölene davetliymiş bu mındar...sonra neyse bu mındar herif ata la koyu bi muhabbete dalmış; sonra ata iki el hareketiyle şarap istediğini belli etmiş*.hizmetçi çocuk şarabı getirirkene tepsiyi devirmesinmi...allaaaah...ata nın kızmasını beklerkene ne derse beğenirsiniz?;;;
-benim milletim herşeyi beceriyorda bir hizmetçilik yapmasını beceremiyor...
*
bu kadar kafaya takılması gereksiz bir konu. insanlık varolduğundan beri güçlü devletler kurabilmiş bir milleti, internet, tv, kitap gibi bir sürü araç ile insanların kulaklarından bilgi sokulduğu bir çağda, tanımayan insan cahildir. "türkiyede üniversite var mı ki" diye soran cahilin lafına bakıp da dertlenmeye gerek yok. bu gurup bütün afrikayı da kabile hayatı yaşıyor zannediyor. japonlar hala kimona giyiyor da derler allahbilir.
ah be sevgili ünlü arkadaşlarım, ah be romalılar! sevgili ülkeme, indiğinizde menajerlerinizin kulağınıza fısıldadıkları ipuçlarıyla nereye kadar diyor, kendilerini bir meydan larus, efendime söyleyeyim bir ana britanicanın t harfini kapsayan sayfalarıyla dövüyor, cıss yapıyoruz.
bir japon olarak kendi gözümden türkiye'yi anlatıyorum yanlış bir lisan kullanmış isem affola...
"türkiye tarih boyunca hoş görülü, diğer ırklar ile bir bütün içinde yaşayarak gelişmiş bir toplumduosmanli lakin benim kafama takılan mevzu neden ele gecirdigi topraklar arasında arabistan varken ve her ele geçiren toplum gibi kendi dilini öğretmek yerine neden onların dilini öğrendi? neden geçmiş kültürlerinden vaz geçip arabistana ait kültürleri benimsedi hep bunu merak eder dururum... şimdi ise ya avrupa ya asya'da arar olmuş çözümü halbuki hep derim türkiye türkiye... çözüm kendi içinde diye...
her an her yerde farklı birşeyle karşılaştıklarını ve büyülendiklerini söylerler. * yemekler biraz ağır olsa da damak tadımızı zevkli olarak nitelerler. bir de ellerinden tanıtcı kitapları eksik olmaz, ülkemin turistler için ücra sayılabilecek köşelerini bile gider bulur bu insanlar kitapları sayesinde. buralarda poşulu insanları görmeyi beklerler ama bu beklentileri boşunadır.