yangın yeri bir şehirdendi:
kimliği, sürücü ehliyeti,
banka kartları, pasaportu.
neşesi,
bilânço defterlerinin
keder hanesinden
borca batık;
teni,
neşe evinden
alacaklı.
birinci derecede yanıkları
ten beyazına dövmeliydi,
diğer ikisi ve mansiyonlar
yüreğinin tenine gömmeli.
diye kavruluyordu
adımlarını ürkekçe sıkıştırırken,
bir mum damlası büyüklüğündeydi gözbebekleri
sözbebekleri bir mum alevi küçüklüğünde.
gözlerini gözlerine müsaade ettikleri,
bir mağmanın muammasında
küllenmiş bakışlarını arıyorlardı
dizleri üstü çökmüş
kimi haç çıkarmış
kimi bir sûrenin âyetlerinde
o muammanın mağmasına bulanmış
teni bedenine ağırlık teşkil eden,
gördükleri, gözlerinden yorgun,
o muammanın mağarasında
cehennem cehennem cennet'in büyüsünü içen,
kendini dokunmalardan kurtaran, kaçıran
dokunmalara unutan, bırakan
dokunmalarda yakan, yıkayan
dokunmalar ile var
dokunmaları ile yok sayan
kendi yangınında,
diğerlerinin beş vakit hâlinin,
yangınından bulaşmış
yangınına ağlayan