o kadar insanı atalete sürükleyen bir durumdur ki, konuşmak hatta insan içine çıkmak istenmez hâle getirir. gereksiz bir konunun gereksiz bir kısmının büyüyen bir yangına dönüşmesi ve ağzını açıp açıklamak "hayır öyle değil aslında" diyememek, o yorgunluk adamı feci sarsar. bunu sürekli yaşayan insanlarda mı hata vardır, hep başlarına gelir, yoksa çevresindekiler hakkaten garip niyetli midir çözemedim.
sevgili, anne, en yakın dost gibi şahsı gerçekten tanıyan insanlara karşı telafisi olabilen eylem.. tekrar anlatınca inanacaklardır, zaten sizi tanıyorlardır.. geri kalanlar da yanlış anlasa nolur, anlamasa nolur, çok da tın..
bugün sevgilimin beni üniversiteden arkadaşımla yanyana yürürken görmesi ve o anda mesajlaştığımız halde bunu ona haber vermememden dolayı oluşmuş feci durum..
kendini yeterince doğru ifade edememekten ortaya çıkabilir. ama yanlış anlayanın (/anlayanların) bakış açısı farklıysa kendini kusursuz bir şekilde de ifade etsen önüne geçemeyeceğin bir şeydir..
en berbat durumlardan biridir, hele bir de önemsediğin bir kimse tarafından yanlış anlaşılman iyice boka saran bir durumdur. olayı açıklamaya çalışırsın, gereksiz bir sürü örnek verirsin, verdiğin örneklere sen bile inanamazsın çünkü hepsi birbirinden saçmadır. bu sefer de sanki gerçekten olay karşındakinin anladığı gibiymiş de sen kendini savunmak için aptal aptal örnekler yaratıyomuşsun gibi olur. tıkanırsın. o dakikadan sonra mevzunun aslının ne olduğu bile önemini yitirir, mevzu da sana saçma görünmeye başlar, uzar gider...
sen insanlara kendini açıklamaktan yorulursun, onlar seni yanlış anlamaktan yorulmaz. ''tamam, bundan böyle kimseye laf anlatmıyorum, gücüm bitti tükendim!'' der, inzivaya çekilirsin. en inziva anında bile, bir bakarsın yine bir şeyleri açıklamaya çalışıyorsun ve o an anlarsın; ömrün böyle tükenecek. iki üç saniyelik bir umutsuzluk kaplar benliğini. gerçek, tüm can acıtıcılığıyla önündedir. istediğin kadar kaç insanlardan, mecbursundur onlara, mecbursundur anlaşmaya, anlaşılmaya.
artık yapacağın tek şey; günleri doldurmak, vakit geçirmektir bu hayatta...