enjeksiyon, damardan.
insan; çevresini gözlemleyen ve gözlemdiği kadarıyla kendi hayatına bunları enjekte edebilen, modelini yükseltebilen, boyanan, boyatan, bakım yapılan, yaptıran bir varlık, oluşum, her ne halt ise ondan.
etrafı gözlemleyen bir çift gözün arkasında koca bir ordu var, sürünün içerisinde farklı olmak ister. farklı olma isteği; fark edilmek, önemsenmek, magazinleşmek, parmakla gösterilmek gibi örneklenebilecek bir dizi nedenin doğal bir sonucudur.
egosu sağlam ordu haydi haydi diyerekten başlar yola, pazarlanan pazar malları enjekte eder kendine, yapay karizma.
emanet gibi durmaz mı sonra o pazar malı, defosu çıkmaz mı bir yerinden, onu satan pazarcı seni gözünden çakmaz mı?