bugün toprağa verdiğimiz bülent ecevit'in insanı umuda sürükleyen muhteşem şiiri..
bir şeyler olacak yarın
duruşundan belli
kırdaki atların
bulutların koşusundan belli
kazışından köstebeklerin toprağı
karıncaların telaşından belli
bir şeyler olacak yarın
belki bir tomurcuk
belki bir ağacın düşen yaprağı
belki de bir çocuk
pek o kadar görmesek de uzağı
kuşların uçuşundan belli
bir şeyler olacak yarın
öbür günden önemsiz
bugünden önemli
hep umutla beklenen geniş bir zamandır.
erteleme hastalığına tutulanların ise hiç gelmeyecek avuntu günü.
sabırsızlıkla beklenen ve bazen de gelecektir, iple çekilen.
bazen ağlatan ama inkar etmeden de güldürendir.
belki bugünden farksız olucağı düşünülen ve yaşamak için sebep olmadığından yaşanılmayandır.
geçmişte takılı kalınıp tadı çıkarılmayandır.
yarın, ay yüzlü bir çocuk gibi tertemizdir.
yarın, bir yolun dönemecindedir.
yarın, bir çift güzel gözün yerlere bakarak sessizce ?peki? demesindedir.
yarın, belki bir tel örgünün dikenlerinde, belki bir namlunun ?tak? dediği yerde bizi beklemektedir.
geceler, henüz gece değildirler; daha nice yıllar boyu, kısır geceler göreceğiz.
yarın, belki, şu siyah ufuklarda doğan ayın bir ana karnı gibi yavaş yavaş büyümesindedir.
yarın, bir kuşun gagasının ucundadır.
yarın, kendisinin karşılamak için yollara dökülenlerin arkalarında bıraktıkları ayak izlerinde, havada buluşan türkülerindedir.
yarın, karların beyazında, başakların sarısında, menekşelerin morundadır.
yarın, çekmesini bilen için kuyularda, açmasını bilen için musluklarda ve el açmasını bilen için bulutlardadır.
yarın, bir kitabın kabının yaldızının parıltısındadır.
bizi bulmak için denizlerin öbür kıyısından bir yelkenli, yola çıktı.
yarın onun yelkenlerinin ya sivrisinde ya kabarıklığındadır.