aslında hergün içi içe olduğumuz diyaloglardır.
- hayırlı işler birader! karpuz kaça?
+ kilo 500!
- off çok yaaa!
+ abi çok iyi karpuz bu!
- bi yar bakalım şunu.
+ al abi!
(( kötürrrt!! ))
- hımmm iyiymiş. ver bakalım.
kuzenin telefon sapığı ve halam arasında geçen bir diyalog (sapık karşısındaki kişinin ablam olduğu sanmakta) :
sapık:bende bir pipi var kocaman ,görsen korkarsın...
halam:madem o kadar uzun oğlum,döndür popona sok.
not1:halamın cümlesinden sonra telefon kapandı,sapık bir daha hiç aramadı. *
-iyi günler beyfendi.
-buyur hanım kızım.
-peruk fiyatlarınız nedir?
-kalitesine göre değişir.
-ben üniversite sınavına gireceğim de.
-eeeeee
-yani malum türbanğmla giremiyorum.
-anladğm hemen bir tane türban üstü peruk yaparız sana.
-sağolun.
-sen geç otur şöyle...
istanbul bilgi üniversitesi 'ne burslu giren arkadaşa,devlet üniversitesi öğrencileri tarafından sorulan sorular :
-özellerle bir arada mı okuyosunuz?
-aynı yemekhanede mi yiyosunuz?
-özeller seninle konusuyo mu?
.......vs vs.
kimi zaman şöyle cevap verilebilir o kişilere:
yaaa kahretsin bursluyum,çok eziyolar beni. bize sadece kuru fasulye yediriyolar mesela. gecen gittim özellerle hamburger yicem, sarışın barbie tipli bi kız bana: sen mutfakta yiyeceksin, nıuuuhahaahhaaa dedi.. o an beynimden vurulmuşa döndüm ama kuzu kuzu gittim mutfağa kuru fasulyeme. koridorda yürüyemiyorum, çelme takıyolar. parmakla gösteriyolar beni utan utan diye.. bizi farklı bir sınıfa soktular. özellere hazırlıkta mike hoca geliyo, bize abdurrahman hoca. sürünüyorum......
(°bkz: özel üniversitedeki burslu kişi)
karşı taraf: vah vah.. der herhalde...
kardeşim, özel veya devlet.. üniversite üniversitedir.
bi arkadaş: aslında üzülüyorum durdinle * bi arkadaş: durumu çok kötü
durdinle: nesi var pezevenk bey
durdinle: pardon doktor bey
bi arkadaş: dağılmı yorulmuş
bi arkadaş: benden farksız aslında
durdinle: olm siz bi elmannın çürüklü 2 yarısısınız
bi arkadaş: ya 2nizden de bi bok olmaz ancak bu kadar güzel söylenir yani
durdinle:çok mu açık söylemişim la
bi arkadaş:eben!
durdinle:peki
bi arkadaş:göt
yeni yıla yaklaştığımız şu günlerde google da anasayfasını renklendirmiş yenileşmişdir ve * babam google ı açıp bu yeniliği görür aramızda geçen diyalog :
b: nolmuş gogıla resmi felan değişmiş
ben: nerden bileyim baba yeni yıl içindir
b: bu ne ya sen mi yaptın bunu?
ben : ?*
olay ms-al * de bos derslerden birinde iki arkadas arasında geçmektedir:
x: aa bak köpeklere atarlar ya ona benzedi iğne
deudermont * : bumerangı mı kastediyosun?
x: atıyım bakiyim geri gelicek mi?
deudermont: ...
x: aa gelmedi
ilk mirc deneyimlerimden biri.* benim nickim judas_kro. orada da aynı nickli birisini gördüm. Çift tıkladım selam dedim. o da selam verdi. ben de senin de nick judas_kro nereden buldun dedim. o da senin de nick judas_kro nereden buldun dedi. gülümsedim aynı anda aynı şeyi düşünüyoruz diye. sonra bir saniye geçmeden yüzüm kızardı etrafa bakındım yavaşça mirc i kapattım.
pek bilmediğim eminönü ne gelmişim, taksim e gitmeye çabalayacağım. hani otobüs duraklarında hareket amirliği olur, hatta önünde şoförler durur ya, işte oradaki şoförlerden birisine sorayım dedim.
ben: ya abi kusura bakma ama buradan taksim e nasıl giderim?
abi: sorry? i can t understand. do you speak english?
tabi şöyle bir dumur oldum. sonra en iyisi muhabbeti kesip başkasına sormak diye düşündüm. mümkünse türk olana.
abi: şimdi kardeşim şu taraftan gidiyorsun, bak orada taksim otobüsleri var. olmadı gayrettepe ye binersen de taksim e gidebilirsin.
ben: !?!?!? ahahah! abi ne yaptın sen ya!?
abi: eheheheheh!
abi: anything else?
minibüse bir bayan biner ve şöföre sorar:
-pardon şöför bey, acaba kredi kartı geçiyor mu?
şöför şöyle bi dönüp, "tabi hanımefendi" demiş.
kadın kartı uzatmış, şöför kartı teyibin kaset çalar kısmına sokup çıkartmış, kadına geri uzatmış.
kadın,
-çok teşekkür ederim, diyince şöför dayanamamış
-ya saçmalamayın hanımefendi, ne kredi kartı.. diye söylenmeye başlamış
askeri lise öğrencisi kadıköyde çarşı iznindedir bir kızla çarpışırlar, kızın kitapları yere düşer, öğrenci kitapları toplayıp kıza uzatır
-teşekkür ederim
-rica ederim
-ben askerlerin bu kadar nazik olduklarını tahmin etmezdim.
-ne sandın yarraaam!
hoca ile ilgili bir ani,
okulun ilk gunleridir, hoca derse girer baslar saymaya, benim elim, benim ayagim, benim gozum
ogrencilerden biri sessizce araya girer benim gotum
hoca devam eder benim kulagim cok iyidir , neee hangi pezevek soyledi onu
yolcu: kaptan ben buraların yabancısıyım küçükbakkalköy durağına gelince beni bi zahmet indirir misin?
minibüsçü: olur ama gelince hatırlat
yolcu: ??!!??
olay kadıköyde durakta duran sefere başlamasına bi on dakka kalmış bir otobüsün şöförüyle binmek isteyen bağyan arasında geçmektedir.
bağyan:şöför bey ne zaman kalkar?
şöför:oturunca kalkar.
bağyan:?????
(yalansız taklitsiz gerçek bi olay)