haziran, temmuz, ağustos aylarını kapsayan ancak küresel ısınma ile hangi ay yaşayacağını bilmeyen mevsimdir.
bunun dışında emir kipinde yazı yazma fiilidir.
en sevmediğim mevsim.bi kere insan tembelleşir.çalışmaz aylak aylak gezer.ayrıca bir yere gitmek istese sıcaktan sırılsıklam olur, ismail türüt davut güloğlu gibi terler.evden ancak akşam çıkarsın dışarı.bir de böcekler evi istila eder bu mevsimde.ilaçlama zart zurt bir sürü iş.neresi insanlara çekici kılıyor bu mevsimi insanlara anlamış değilim.
teorik olarak bitmiş mevsim.. ama iskenderun gibi bir yerdeyseniz etkileri hissedilir hala.. en çok özlediğim mevsim, ağustosta doğduğumdan mıdır nedir bilmiyorum ama..
yaşadığınız şehir denize uzaksa ve yazın bütün gündüzü evin içinde sıkıntıdan patlayıp,akşam dizüstüyle balkonda oturduğunuzda bu sefer hava serin olsa bile ekrana gelen sinekler yüzünden sıkıntı yaşanıp sizi çılgına döndüren mevsim.*
sevmediğim, sevemediğim mevsimdir bu. mevsimler içinde en az sevdiğimdir diyeyim ya da.
çok sıcak lan! durduğun yerde terliyosun filan. geceleri uyumak ne mümkün; dön bir sağa bir sola, uyu uyuyabilirsen. dışarı çıktın, iki adım atsan gözlerin kararıyor lan. sünger gibi su içmek zorundasın sürekli. kısacası eziyet mevsimi bu yaz. keşke hep kış olsa.
seni seviyorum ve bir şey söylemiş olmuyorum bunu söylemekle
ben bu yaz kokusunu bir başka zamandan anımsıyorum
ben bu yaz tadını biliyorum, terleyen aşkı
terleyen kasıkları ve şakaları biliyorum
kendimi yokluyorum, burnumu çekiyorum, yaz geçiyor
yaz geçmeyecekmiş gibi, havada asılı duran sesler
tembelce ulaşıyorlar hedeflerine
yazın derin uykusu, uyuşukluğun yazı
kaşınmanın, uzak iklimlere doğru
yaz büyük ve ayıp bir çiçeğe benziyor
(ben bu benzetmeyi anımsıyorum)
dolunay çırılçıplak
(bu benzetmeyi de)
yaz, mezar taşları ısınıyor
ve kertenkelelerin kanı
saçlarımdan otlar ve kertenkeleler fışkırıyor
yaz, bakımsız bahçler
bakımsız havuzlar
yaz günleri dilimde tüy bitiyor
ve aşkın ısırgan otu
ipekten sözler üretiyorum, geleceksen gel
sözler yorgun düşüp kalıyor yarı yolda
aşk, ve gecenin kadifesine yazılan sözcükler
yaz beni derin yatağına çekiyor
ağlıyorum ve diriliyorum yeniden
yaz bir ölüm uykusu ve bir gece dürtüsüdür
serin yıldızlar kuşandığımız
sözcükler derin sulara batıp çıkıyor
yaz budur ve roman budur