en berbat ev işlerinde ilk üçün içine giren eylemdir. yeni yıkanmış nemli perdeyi kornişe asmak için merdiven, sandalye, masa vs, üstüne tüner yamuk yumuk bir pozisyonda perdenin o lanet minik zımbırtılarını kornişe takmaya başlarsınız. kolunuz ağrır, omuzunuz tutulur. tam sona yaklaştım derken bir de bakarsınız ki arada bir tanesini takmayı atlamışsınız. o an küfürün bini bir paradır.
yatagın basındakı o incecık tahtada dengede durmaya çalışırken bir de kollarının kasılması demektir hele birde takılmış perdeye bakan anneniz aa en bastakı korniş takılmamış cıkar gerı tak derse hayattan sogutur.
evin en uzun boylusu hatta ve hatta ailedeki en uzun boylu şahıs olduğuna lanet ettiren uğraş. yaş perdenin ağırlığı idmansız adelelere verir de verir acıyı.
matematik problemidir.
bir "pencere örtüsü" seti düşünün ki salonun bir duvarini* boydan boya gitsin. içinde bir adet tül, iki adet perde, iki adet de güneşlik* barındırsın. 14 metre + 2,3 metre güneşlik.
bir salon düşünün ki, haftada en az üç gün misafirlerle dolup taşsın.
bir anne düşünün ki, tül perde yıkama limiti on beş sigara olsun.
bir baba düşünün ki, 1.70
şimdi bu sayıları toplayın ve malum zavallının suratına çarpın. bunu her yirmi günde bir tekrarlayın..
gözünüzü bir noktaya dikip dakikalarca aynı noktaya baktıktan ve yeterince kol kası yaptıktan sonra normal pozisyona döndüğünüzde geriye tutulmuş bir boyun, ağrıyan kollar, şaşı olmuş bir çift göz ve duruma göre hafif düşmüş bir tansiyon bırakan tiksinilesi eylem
ütü derdi olmasın diye eylemdir. ailenin uzun boylu erkek çocuklarının da laneti olan işlemdir bilimum anne, teyze, anneanne tarafından verilen görev silsilesidir.
ben asmıyorum ama olaya bir şekilde dahil ediliyorum. birden kendimi annemin sandalyesini tutarken buluyorum. daha sonrada kağıt,peçete vs. veriyorum ve annem onları bi güzel kornişe yerleştiriyor. küçüklüğümden beri yapıyorum bu işi ama o kağıt oraya neden sıkıştırılıyo onu da bu entryi yazmadan önce dayanamadım sordum anneme. *