(tanım?ımsı: sepya renkli gülüşlerde bırakılmış parmak iziydi kayıplar; şimdi ellerden ?kayıp? giden, sayfalarda kalan mürekkebin lekesine hükmeden...)
bitti.
düşüncede neşter izleri.
yenildim.
ertelenmiş bir yenilgi.
şimdi parmak uçlarımı kan rengine boyamam lâzım.
hazmedilmiş kayıpların kokusu nefeslerde. gözlerdeyse damıtılmış karanlık.. yangınım bir ağıt yaktı, biraz olsun aydınlandı dehlizlerdeki yalanlar.. suya banılmış bir dürtü uyandı, rüyasında gördüklerini anlattı:
sadece yenilgilerin muzafferiydim (dedi ve devam etti.)
savaş yerinden kalanlar yanık yenilgiler.
gürültüsü hâlâ orta kulağımda ikamet ediyor..
bulanık görüntüler avuçlarımda kalan kılıç darbelerinde canlanıyor..
hayasızca bakıyorum elimin ayasına.
yâr-alı sevgiler mağlubiyetimin ganimeti,
içimde biri donuyor, kapıyı çalan zemheri... (bitirdi ve sustu..)
sinirliyim.
bileklerim çok ince. Özgürlüğümün ırzına geçen zincirlerden başka, herşey bol geliyor. bileklerim bir nabız atımı kadar nahif ve kesik... bileklerim bile bile yaralı. bileklerime orospu kırmızısı izler bırakmalıyım. bileklerim... onlara da kızgınım...
leblebi tozu kaçtı sevdaların yutağına şimdi.
kanatları kırılmış bir kuş nasıl uçmaya muktedir değilse, bir o kadar kırılgandı sevdalarımın kanatları. kanadım kolum alçıda, üzerine yalanların imzası atılmış... kırıntılarımız dahi kırıldı...
hayat sırtımda rükuya durdu. Çirkinliğim yükümden...
yeknesak bir varoluş çabasında gölgeme tur bindiriyorum. gölgeme gölge etmekten başka ihsanım yok. oysa gölgemden korkmaktaydım. nasıl da buruk gülümseyi hak ediyor bu vaziyet...
saçlarımın arasında bir duayen; yorgunluk...
düşünceler düşlerimin kasıklarına boşalmış, ?ölüm tehlikesi? ibaresi üstünde..
-yapma!
parmak aralarımda acı kırıkları.
ellerim yapış yapış.
nefret;
sağ kolu sevgilerin..
sevgiler sağ değiller gayrı...
nefret;
şah damarım kadar yakın
sağ koluma.
bu işin sağlamasını bileklerimde yapıyorum..
kan kesiği acılar yüzündeki kağıt kesiğinden ?dudaklarından- gelmekte...
can acım bir kağıt kadar keskin gayrı...