yönetmenliğini semih kaplanoğlu'nun yaptığı 44. antalya altın portakal film festivali'nde en iyi film ödülünü alan filmdir. başrollerinde saadet ışıl aksoy ve nejat işler oynamaktadır. yönetmen bir üçleme yapmaktadır. bal,süt ve yumurta adlı üçlemenin yönetmen *sonundan başlamayı uygun görmüştür.
en iyi film ödülünün yanında ,
en iyi senaryo,
en iyi sanat yönetmeni,
en iyi görüntü yönetmeni,
en iyi kostüm ve
behlül dal digitürk genç yetenek jüri Özel Ödülü olmak üzre toplam 6 ödül almış filmdir.
bugün izlediğim ve kesinlikle es geçilmemesi fikrini edindiğim bir filmdir. nejat işler'in abartısız oyunculuğu, nuri bilge ceylan'ın desteği ile türk sinemasının yükselen trendinin başarılı bir örneğidir.. tamam son dönem türk sineması avrupa sinemasına yaklaşıcam derken çok fazla tarkovski eğilimi gözleniyor ama emekleme çağındayız ve bunlar umut verici filmler.. haaa ekşın olsun karı kız olsun kafam yorulmasın imge mimge diyosan.. sakın!! çok daha heyecanlı filmler var bu ara vizyonda her zaman ki gibi..
çeşitli hayvan türlerinde olan , kabuğu içinde embriyoyu taşıyan ve üretken dişinin vücudu dışında gelişimini tamamlayarak çoğalmayı sağlayan bir üreme şeklidir.döllenme sırasında yumurta belli bir oluşuma gelince dişi tarafından dışarıya bırakılır.hayvan türüne göre değişen uygun ısı ortamında yumurta içinde embriyo gelişimini tamamlayarak kabuğu kırar ve çıkar.yumurta , çeşitli biçim renk ve türlerde görülebilir.
çok yalın, çok duru, anlatmak istediğini ve istemediğini incecik detaylara saklamış, seyirciyi meraklandıran ama kasmayan bir film. uzun diyalogsuz sahnelerin doğal görüntülerle desteklenerek sıkıntı vermesi engellenmiş. filmde kullanılan muhtemelen amatör oyuncuların performansı biraz havada kalsa da fazla göze batmıyor. yanılmıyorsam zeki demirkubuz'un bekleme odası'ndan tanıdık bir yüz de film de mevcut. zamanında görülememişse dvdden izlenesi. et ve süt'ü de merakla beklemekteyiz.
sade ve gerçek bir film. 2007'nin açık ara en güzel filmiydi. oyunculuklar, mekanlar, doğallık, görüntüler hatta afiş! semih kaplanoğlu'nun bir önceki filmi "meleğin düşüşü" kadar olağanüstü bulmasam da yine de açık ara en iyisiydi geçen yılın. şimdi "süt" geliyormuş. e biz de merakla bekliyoruz. ama ortada büyük bir gerçek var ki, semih kaplanoğlu tarzını yavaş yavaş ortaya koyuyor ve ben de hayranlıkla takip etmeye devam ediyorum...